Cagri Merkezi: 0212 259 59 96 | info@grandedu.net

Ne Yapıyorum Ben?


Ingilizce öğrenmem gerekiyordu ve buna bir temel oluşturmak için bir yerlerden başlamam gerektiğini biliyordum. En doğru kararın Amerika'ya gitmek olacağını düşündüm.
Work and Travel programı hakkında henüz hiç bir araştırma yapmadan,ilgili acentalarla iletişime geçmeye başladım ve Grand International ile tanıştım.
Her şeyi en ince ayrıntısına kadar acentamdan öğrendikten sonra vize işlemleri korktuğumdan daha da kolay bir şekilde olumlu sonuçlanınca, Amerika yolculuğu başladı.
  İlk yurtdışı tecrübem olması ve yalnız olmam çok heyecan verici idi aslında. Bir yandan da ''Napıyorum ben?'' diyordum valizimle havaalanı içinde uçağıma doğru yürürken.Bilinmezlikler içinde,tecrübesiz olarak bir şeyleri öyle ya da böyle başardığımı görmek bana kendimi güçlü hissettirmişti.
  Colorado'da geçecekti bu yaz...
Colorado insanına nasıl da hayran kaldığımı anlatmak isterim biraz da...Evet, bulunduğum şehirde 3 ay boyunca korna sesi duymadığım muhteşem hoşgörülü insanlar.Kapıda oturup kitap okuduğumda yoldan geçen arabaların hepsinin selam vererek geçmesi,kaldırımda yürürken insanların gülerek ''Bugün nasılsın?'' diye sorması,
sürücülerin yayalara olan saygısı, işverenlerin biz çalışanlara olan güleryüzlülüğü... 
   İşyerimde Amerikalılardan ziyade, Work and Travel ile farklı ülkelerden gelen bir çok farklı insanlarla tanıştım.Bunun bana gerçekten kültürel zenginlik olarak çok şey kattığını,Türkiye'ye döndükten sonra anladım. Ne diyorlardı? Tecrübe! Hepsi kocaman birer tecrübe idi.
 Oradaki insanlara ülkemiz hakkında yanlış bilinenleri anlatmak,onlara kültürümüzden yemekler ve şekerlemeler ikram etmek,bayramlarda aksanları bozuk bir şekilde yabancı arkadaşlarımdan ''Hayırlı bayramlar ehehehe'' cümlesini duymak gerçekten mutlu ediyordu.
Aynı şekilde Sırplılardan Osmanlı'yı,Çinlilerden Çin Seddi'nin hikayesini,Meksikalılardan ise onların sorunsalı olan Trump'ı dinlemek de hiç azımsanmayacak tecrübelerdi.
Ve her geçen gün ingilizcemde büyük gelişmeler seziyordum.Kalıp cümleleri ezberlemeye başlıyor,kulağım söylenenleri daha iyi algılıyor, grammer derdi olmadan konuşmaya başlıyordum.Ve bu,Türkiye'ye döneceğim günün arefesinde işverenimle dünya gündemi konuşacak kadar gelişmeye devam edecekti.
Her şey iyiydi güzeldi Work kısmında. Ama artık dönme vakti geldiğinde oradan ayrılmayı birazcık kabullenemeyebiliyor insan. Sonuçta bir evim, bir işim ve arkadaşlarım vardı.Kurduğum düzenden bir anda ayrılmak elbette ki zor gelecekti.
Colorado'dan ayrıldım ve ufak bi travel sonrası ülkeme döndüm.Travel macerası en az Work kadar dolu dolu geçiyor haliyle.Filmlerde görülen yerlere gitmek büyük haz veriyor. Ve en güzeli de ülkene döndükten sonra gezdiğin o efsane yerlerdeki fotoğraflarına gülümseyerek bakmak. 
 Ama aslına bakarsak, bence Work and Travel bir gezip görme programından ziyede, hayata dair benzersiz tecrübeler edinme programıdır. 
Kısacası, küçük beklentilerle gidip güzel şeyler görüp gelmenin büyük mutluluğunu yaşıyorum.
Havaalanından Amerika'ya giderken kendime sormuştum ya hani ''Napıyorum ben?'' diye. N'apmışsam da iyi yapmışım...